Kurucumuz

Prof. Dr. Gülçin YAHYA KAÇAR

Prof. Dr. Gülçin YAHYA KAÇAR , Türk mûsikîsini yalnızca ezgilerin toplamı değil; hafızayı diri tutan bir dil, zarafeti öğreten bir mektep, zamanın içinden süzülen bir medeniyet sesi olarak görür. Hâveran’ı kurarken amaç; geleneğin inceliğini koruyan, meşk disiplinini ve üslûp terbiyesini merkeze alan bir icrâ anlayışını çağın idrakiyle buluşturmaktır. Bu topluluk; makamın ruhunu, usûlün nefesini ve sözün hikmetini aynı sahnede yeniden diriltme niyetinin adıdır.

Özgeçmiş

Kurucumuz Hakkında

Topluluğun kurucu iradesi, her icrada daha berrak bir ifade, daha sahici bir anlatım ve daha derin bir estetik arayış hedefler. Bu yaklaşım, Hâveran’ı sadece bir icra topluluğu değil; aynı zamanda kültürün nabzını taşıyan bir fikir ve eğitim hattı hâline getirir. Kurucumuzun akademik çalışmaları, sanatsal üretimi ve müzik kültürüne katkıları bu hattın zeminini daha da güçlendirmektedir.
Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar’ın özgeçmişi ve çalışmaları için →

Kurucunun Mesajı

Mûsikînin sesi, insanın iç âlemine açılan en eski kapılardan biridir. Bizler için Türk mûsikîsi, yalnızca notaların dizilişi değil; yüzyılların rûhunu, târihin nefesini, kültürün nabzını taşıyan bir yolculuktur. Hâveran Türk Mûsikîsi Topluluğu olarak bu yolculuğun hem mîrasçıları hem de geleceğe dâir söz söyleyicileriyiz.

Köklerimiz, Abdülkâdir Merâgî’nin, Itrî’nin, Dede Efendi’nin gönüllere mühürlediği makamlarla toprağın derinliklerine uzanırken; dallarımız modern dünyanın gökyüzüne doğru büyümeye devam ediyor. Çünkü biz, mûsikîyi geçmişin rafine sükûnetinden alıp geleceğin heyecânına taşıyan bir köprü olarak görüyoruz. Gelenekten beslenmeyen modernlik ne kadar kırılgan ise, geleceğe uzanmayan bir gelenek de o kadar suskundur. Bizim gāyemiz, ikisini aynı nefeste buluşturmaktır.

Her bir nağme, aslında bir hatırlayış ve bir arayıştır. Mâzinin hikmetli sesini bugünün ritmine katmak… İçimizde asırlardır yankılanan hüzünleri, sevinçleri, sükûtları yeniden dile getirmek… Ve bütün bunları yeni nesillere, tâze dokunuşlarla sunmak… İşte sanat anlayışımız bu derin buluşmanın izini taşımaktadır.

Bizler için Türk mûsikîsi, zamâna direnen bir gelenek değil, zamanla konuşan, yaşayan bir varlıktır. Makamların kadim bilgeliğiyle harmanlanan modern yorumlar, yalnızca kulağa değil, düşüncemize ve gönlümüze de hitap etmelidir. Bu yüzden her çalışmamızda, her icrâmızda, her birlikteliğimizde bir arayış hâli vardır: Daha doğru bir ses, daha berrak bir ifâde, daha samîmi bir anlatım…

Hâveran âilesi olarak, bugün attığımız her adımın yarınlara bir iz bırakacağını biliyoruz. Bu bilinçle, geçmişin zarâfetini geleceğin ufkuna taşımaya gayret ediyoruz. Çünkü inanıyoruz ki, mûsikînin gerçek gücü insanı insana, insanı kendisine ve insanı ezelî sese yaklaştırmasındadır.

Bu yolculukta emeği, sevgiyi, gayretiyle var olan tüm dostlara teşekkür ediyorum. Berâberce, hem geleneğin inceliğini hem geleceğin cesâretini taşıyan bir mûsikîyi büyütmeye devam edeceğiz.

– Prof. Dr. Gülçin YAHYA KAÇAR